27 Ocak 2013 Pazar

Nickolas Muray ve Büyük Aşkı Frida Pera Müzesi'nde...




“Çapkınlıklarım arasında bir gözde edindim. Bu tercih giderek bir aşka dönüştü, adı Nickolas Muray’di. Onunla, ikimizin de (onun benden biraz daha fazla) Macar asıllı olduğumuzu keşfettiğimiz bir gün Mexico City’de tanışmıştım. Bir fotoğrafçı olarak ona hayrandım. Bu hayranlık ünüyle değil, görüntüleri karşısında duyduklarımdan kaynaklanmaktaydı; yapıtının yumuşaklığını güzelliğini, insancıllığını, ve bir insan olarak canlılığını seviyordum. Orada, New York’ta birbirimize bağlandık.” 
                                                                                            
                                                                                                      Frida Kahlo*

 Resim:http://nickolasmuray.com/frida-kahlo

                                                          Nickolas Muray ve Frida Kahlo
    Sergide bu fotoğrafı görmeniz ve hatta müze mağazasından kartpostalını almanız mümkün.



Bu sıcacık cümleler Sanat Tarihi’nin “bıyıklı cazibesi” Frida Kahlo’ya ait. Frida, pek de uzun olmayan hayatı süresince bir dolu hüznü peşi sıra sürüdü. Bunlardan ilki çocukluk yıllarında geçirdiği otobüs kazasıydı; ne yazık ki bu kazanın etkileriyle ölene kadar mücadele etmek zorunda kalacaktı. Hayatının diğer büyük acısı aynı zamanda vazgeçemediği aşkı ressam Diego Rivera’ydı. Meksika’da ünlü bir duvar ressamı olan Diego’nun nam salmış bir komünist olması dışındaki ilk özelliği çapkın olmasıydı. Hakkında “Meksika’ya yolu düşüp de Diego ile yatmamış kadın yoktur” diye bir laf bile dolaşıyordu.
Geçirdiği kazanın etkisiyle sağlıklı bir gebelik geçiremeyen Frida üç kez düşük yapmıştı. Diğer yandan Diego’nun hayatına giren sayısız kadın kalbini kırıyordu.  Bu arada resimlerinden yarattığı dünyaya başka erkekler ve hatta kadınlar girmeye başladı. Bu ilişkilerden belki de en beklenmedik olanı Rus Devrimi’nin sürgündeki kahramanı Lev Troçki’yle yaşanan romantizmdi. Şaşırtıcı olmayan biçimde gelişen diğer gönül hikayesinin aktörü çapkın fotoğrafçı Nickolas Muray’di.
Esasen Nickolas Muray, bu yazının da başkarakteri. Nickolas Muray’ın ilgimi çekmesi vakti zamanında Frida Kahlo aracılığıyla gerçekleştiğinden, bu yazıya ancak Frida’lı bir başlangıç uygun düşerdi :) 


Fotoğraf...Eskrim...Nickolas Muray...


Nickolas Muray, 1892 yılında Macaristan’ın Szeged şehrinde Miklos Murai adıyla ,Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Aile ekonomik nedenlerle ilerleyen zamanda Budapeşte’ye taşındı. Budapeşte ve Almanya’da litografi, fotoğraf ve renk üzerine eğitim aldı.  Nickolas, yetenekli ve yakışıklı bir genç olarak öne çıksa da çoğu zaman antisemitist bakış açısıyla yüz yüze geldi.  1913 yılında cebinde 25 dolar ve 50 kelimelik İngilizcesi ile Amerika’ya göç etti. Kendisini köklerine bağlayan her şeyden kurtulmak istiyordu. İngilizcesini geliştirmek için akşam sınıflarına kaydoldu. Akabinde adını değiştirdi ve kendisini ateist olarak tanımladı.  1920’de bir arkadaşının teşvikiyle küçük bir atölye açtı. İlk sergisinden itibaren büyük ilgi uyandırdı. Kısa sürede birçok dergide fotoğrafları yayınlanmaya başlamıştı bile. Özellikle portre fotoğraflarına getirdiği yeni soluk heyecanla karşılanmış; Hollywood yıldızları, siyasetçiler, sporcular gibi kalburüstü bir kesimin fotoğrafçısı oluvermişti. Ayrıca aranılan bir moda ve reklam fotoğrafçısıydı. Coca Cola, Camel sigaraları, Dodge gibi sektörün tanınmış markalarının fotoğrafları da onun elinden çıkmaydı. 1931’de Ladies’Home Journal’da ilk doğal renkli fotoğrafının basılmasıyla reklam sektörünün öncü ismi olarak tarihte yerini aldı.

                                             Resim:  Pera Müzesi'nde görülebilir.
                                               Nickolas Muray / Dodge / 1933

Uyumlu ve sıcak kişiliği ile çalıştığı herkesin gönlüne girmeyi başaran Nickolas Muray’ın hayat boyu profesyonel olarak ilgilendiği bir konu daha vardı: Eskrim! Amerika’nın en ünlü fotoğrafçılarından biri olarak adını duyururken 1928 ve 1932 Olimpiyatları’nda ABD’yi eskrimde resmi olarak temsil etti. 1965 yılında New York’ta öldüğünde, eskrimdeki başarısını kanıtlayan 60 adet madalyası bulunuyordu. Nickolas halen ABD’nin gelmiş geçmiş en iyi 20 eskrimcisinden biri olarak anılmaktadır.   


                          
                       Marilyn Monroe 1952 / Marlene Dietrich 1935 / Elizabeth Taylor 1935

Frida’yla tanışma ve aşk…

Nick’in Frida’yla Meksikalı sanatçı dostu Miguel Covarrubias ve eşiyle yaptığı Meksika ziyareti sırasında tanışmıştı. 1931’de başlayan aşk, 10 yıl boyunca Meksika – New York hattında, özlemler ve bekleyişlerle sürüp gitmişti. 
                 
         Sevgilisinin çektiği fotoğraflarla Frida...21 Nisan 2013'e kadar Pera Müzesi'nde.

Nickolas, Frida’yla birlikte olduğu dönemde şöhretinin doruğundaydı. Çift,  New York sokaklarında sıradan iki aşık gibi dolaşıp olur olmaz yerlerde kaçamak öpücükler eşliğinde eğleniyorlardı. Frida aradığı sıcaklığı bulmuştu. Çoğu zaman sakat bacağının acısını unutup dakikalarca sevgili Nickolas’ıyla dans ediyordu. Paris’te Sürrealistler kendisini sergiye davet ettiklerinde Frida’yı yüreklendiren de Nickolas’tı. Paris’te geçirdiği yaklaşık dört  ay boyunca Nickolas’a tutku dolu mektuplar yazdı.

“ Nick’im seni seviyorum. Seni sevdiğimi (senin beni beklediğini) , senin de beni sevdiğini düşündükçe mutlu oluyorum…
Sevgilim, dünya güzelim, Nick’im, hayatım, çocuğum, sana tapıyorum…” **

          Resim:  Frida'nın Nickolas'a yazdığı mektuplardan biri, içinden çıkan hediyelerle beraber.                              Nickolas tarafından  Meksika'da çekilen Frida görüntüleri sergide izleyiciye sunuluyor.       

İşte bugünlerde bu aşkın kahramanları Pera Müzesi’nde. “Nickolas Muray : Bir Fotoğrafçının Portresi” başlıklı sergide Frida, sevgilisinin objektifinden sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, Nickolas’ın 50 yıllık kariyerinin küçük bir özeti olarak karşınıza çıkıyor. Marilyn Monroe, Jean Harlow gibi Hollywood’un efsane isimlerinin yanı sıra ressamlar, sporcular, dansçılar gibi farklı kulvarlardan birçok tanıdık simaya ait fotoğrafa bakarken Nickolas’ın neden aranan bir fotoğrafçı olduğunu daha iyi anlıyorsunuz Ayrıca Nickolas Muray’ın reklam fotoğrafçılığına getirdiği yeni yorumun izlerini sürmek ve 20. yüzyılın ilk yarısının ticari amaçlı fotoğraflarıyla bir araya gelmek de mümkün!      



Son söz…

“Nickolas Muray : Bir Fotoğrafçının Portresi” başlıklı sergi Pera Müzesi’nde 25 Ocak-21 Nisan tarihleri arasında görülebilir. Nickolas’ın hayatı ve eserleri için daha detaylı bilgiler arayanlara burayı ve burayı tıklamalarını öneriyorum. Frida Kahlo, Sanat Tarihi’nde en çok kitaba konu olmuş ressamlardan biridir.  Everest Yayınları’ndan çıkan “Frida Kahlo: Aşk ve Acı” isimli kitap meraklılarını cezbedecektir.  Şu sıralar Pera Müzesi’nde, Ürdün Güzel Sanatlar Galerisi koleksiyonundan seçilmiş eserlerle gerçekleştirilen bir sergi daha başlamış durumda. Ancak “Muray’i ziyaret ederken onu da geziverin” diye geçiştirilemeyecek kadar üstünde durulacak bir sergi; bu nedenle “Bağımsız bir başlıkla ele alınmalıdır” demekten başka çarem kalmıyor :)

*”Frida Kahlo: Aşk ve Acı” / Rauda Jamis /Everest Yayınları  
**”Frida Kahlo: Aşk ve Acı” / Rauda Jamis / Everest Yayınları  

*** Ayrıca  bakınız: http://www.geh.org/fm/muray/murcol_idx00001.html ve http://nickolasmuray.com/




8 yorum:

  1. Paylaşım için teşekkürler, Muray'ı not aldım ve ilk fırsatda gidilecek...

    Güzel bir pazar olsun...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba sizi mimledim :)
    http://eyireltia.blogspot.com/2013/01/ilk-mimim.html

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten "bıyıklı cazibe":)) Bıyıklı mıyıklı ama ne kadar karizmatik sevgilileri olmuş. Çok ilginç bir kadın, enteresan bir yaşam öyküsü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 19. yüzyıl Meksika'sında sadece yerli kadınlar bıyık bırakıyormuş:) Yani soylu olmanın, yerli olmanın göstergesiymiş:) Bir de tabi Diego bıyıklarını çok seviyormuş:)

      Sil
    2. 19. yüzyıl Meksika'sında sadece yerli kadınlar bıyık bırakıyormuş:) Yani soylu olmanın, yerli olmanın göstergesiymiş:) Bir de tabi Diego bıyıklarını çok seviyormuş:)

      Sil
    3. Salma Hayek ne güzel oynamıştı Frida'yı :)

      Sil
    4. Bazılarını rol çağırır ya onun ki de o hesap:) Cuk oturan şeyler:)

      Sil